« Önceki | Sonraki »

10/12/2007

Kurgular - 19

Hani, an olur, kelimelerin tükendiğini hissedersin.. Dilinin ucuna kadar gelir bir şeyler, ama dökülmez bir türlü oradan. Tereddüdün sebebi bellidir; ne söylersen söyle, yetersiz kalacaktır. Susarsın, yapraklarını dökmüş bir çiçek gibi..

Hani, an olur, göğsün sıkışıverir, saç diplerin kaşınmaya başlar, alnına bir ağrı saplanır, ellerin soğuk soğuk terler.. Ve sen dünyadaki herkesin kaybolup gitmesini dilersin.. Herkes gitsin; bir sen, bir ben kalayım koca gezegende. Dileğinin gerçekleşemeyeceğini kendine hatırlattığın anda kalakalırsın, tüm ordusunu savaşta kaybetmiş bir kumandan gibi..

Hani, an olur, sahip olduğun her şeyi bir parça huzur için vereceğini düşünürsün.. Aklın ve ruhun rahat bir an geçirsin yeter ki. Sorunların, sorumlulukların, kuralların; hepsinin akan nehre karışmasını istersin. Bunlardan kaçamayacağını anladığında yüreğin ezilir; ama istediğin huzurun daha nasıl bir şey olduğunu bile bilmediğini fark ettiğinde utanırsın, kabahat işlemiş bir çocuk gibi..

İşte o anlarda ne yapmak gerekir, bana söyler misin?


Eray ÇINAR; 26/02/2007
Tiflis/Gürcistan


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır